27.1.07

HAC



"Kente dün geldim. El Cebrero yakınlarındaki Pedrafita'dan Compostela'ya giden otobüsü yakaladım. Otobüs iki kent arasındaki 150 kilometreyi dört saatte aldı; bu da bana Petrus'la yaptığım yolculuğu hatırlattı. Bazen aynı mesafeyi iki haftada yürüdüğümüz olmuştu. Biraz sonra San Tiago'nun mezarına gidip Meryem Anamızın deniz kabukları üstüne işlemiş suretine bırakacağım. Sonra da en kısa zamanda Brezilya'ya giden bir uçağa atlayacağım, yapacağım o kadar çok iş var ki. Başımdan geçen her şeyi anlatacağım bir kitap yazmayı düşünüyorum. Ama hemen değil.. Paulo Coelho 1986'da bir hac yolculuğuna çıktı: Piraneler'den Santiago de Compostela'ya uzanan 700 kilometrelik ortaçağ yolunu yürüdü. Hac, yazarın, hacıların Santiago Katedrali'ne varmak için bin yıldır yürüdükleri bu yolda yaşadığı heyecan dolu serüvenlerin öyküsü. Yalnızca Simyacı romanının yolunu açan ilk önemli romanı olduğu için değil, yazarın felsefesindeki insan sevgisini eksiksizce dile getirdiği için de Hac'ın Coelho'nun yapıtları arasında onsuz edilemez bir yeri var. Hac, sıradışının sıradan insanlarının yolu üstünde olduğunu anlatan büyüleyici bir roman.

Tetigi Cekilmemis Asklar


Tetiği çekilmemiş aşkların
Soğuk gölgeleri içimizde
Son bahar
Yine
Hüzne gebe

Tetiği çekilmemiş aşkların
Su yangınları
Kurşun yüklü
Yüreklerin sessizliğinde

Tetiği çekilmemiş aşkların
Esmer gecelerinde
Gül küskün bülbüle
Biz olamadan sevişmenin
Sonsuzluk esaretinde

Bir yarım sonedir
Tetiği çekilmemiş aşkların
Gece ile valsi
Son kullanım tarihi geçmiş
Konserve kutular içinde

Ebru Verity

16.1.07

Kehanetler

Asagidaki kehanetleri okuyunca benim kadar korkacaginizi tahmin ediyorum :))
Radyonun gelecegi yok" Lord Kevin - Iskoçyali fizik alimi

"Artik yeni hiçbir sey yok. Icat edilebilecek hersey icat edildi." Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Baskani- 1899

"Denizaltilarin savasta ne ise yarayabilecegini anlayamadim. En fazlasindan mürettebatin bogularak,ölmesine sebep olabilir." H. G. Wells - yazar 1901

"Atlar her zaman kullanilacaktir. Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir." Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün gelecegi konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü-1903

"Uçaklar hos oyuncaklar. Ama askeri bir degerleri yok." Maresal Ferdinand Foch, I.Dünya Savasi'nda Fransiz Ordulari Baskomutani- 1911

"Artistlerin konusmalarini kim duymak ister ki?" Harry M. Warner, Film endüstrisi yöneticisi. O siralarda yeni icat edilen sesli film hakkinda -1927

"Televizyon en geç alti ay içinde piyasadan silinecektir. Insanlar her aksam böyle bir kutuya bakip basinda oturmak isteyip te ne yapacaklar. Canlari çok sikilir" Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un baskani- 1944

Kaynak bilinmiyor mail ile gonderilmis

Sensiz Kalmak



Amacım sensiz kalmak
Önce balkona çıktım
Çok aydınlık bir intihar vakti
Çöpçüler gördü beni
İzin vermediler intihara
Çevreyi kirletirmişim sonra
Akşamı bekledim

Balkona çıktım
Zifiri karanlık bir intihar vakti
Bekçiler gördü beni
İzin vermediler intihara
Vukuat olurmuş sonra
Sabahı bekledim

Balkona çıktım
Turuncu bir intihar vakti
Kırlangıçlar gördü beni
İzin vermediler intihara
Uzatıp gagalarındaki zeytin dalını bana
Barışmam için hayatla

Ebru Verity

Enigma nedir?


Kriptografi tarihinde Enigma, gizli mesajların şifrelenmesi ve tekrar çözülmesi amacı ile kullanılan bir şifre makinesiydi.Daha açık bir ifade ile Rotor makineleri ailesi ile ilişkili bir Elektro-Mekanik aygıttı ve birçok değişik türü vardı.

Enigma makinesi, ticari olarak 1920′li yılların başında kullanılmaya başlandı.Bir çok ülkede Ordu ve Devlet kurumları için özel modeller üretildi.Bunların en ünlüleri ikinci dünya savaşı öncesinde ve savaş sırasında Nazi Almanyasında kullanılan modellerdi.Alman ordu modeli olan Wehrmacht Enigma, en çok konuşulan modeldi.

Bu makine kötü bir üne sahip oldu çünkü Müttefik şifreciler ( Polonya şifre bürosu,İngiltere - Bletchley Park vb.) tarafından geniş mesajları çözümlendi.Şifre çözücülerin Müttefiklerin savaşı kazanmalarına büyük yardımları olmuştu.Bazı tarihçiler,Alman Enigma kod sisteminin deşifre olması sayesinde Avrupada savaşın bir yıl daha önce bittiğini ileri sürmektedirler.

Enigma şifresinin bazı zayıf yanları olmakla birlikte,aslında diğer faktörler olan operatör hataları, prosedür açıkları ve nadir olarak ele geçen kod kitapları sayesinde çözümlenebildi.

İkinci dünya savaşında Bletchley Park - İngilterede üslenen Amerikalı ve İngiliz şifre çözücüler, o zamanın en yetenekli ve en değerli bilim adamı,matematikçi ve mühendis lerinden oluşmaktaydı.Bunlardan bazıları, daha sonra Bilgisayar biliminin kurucularından sayılacak Alan Matthison Turing ve dünyanın ilk dijital ve programlanabilir bilgisayarı olan Colossus’ u yapan Thomas Harold Flowers dır.Birçok Colossus bilgisayarı, ikinci dünya savaşı sırasında Alman Lorenz SZ40/42 şifre sisteminin çözülmesi işleminde olasılık hesaplayıcı olarak kullanılmıştır.

İkinci dünya savaşı ve stratejik planların aktarılmasında kullanılan şifre sistemleri ve bunların çözülmesinde kullanılan algoritmalar, buluşlar, şifre çözücü makineler bir anlamda bilgisayar biliminin doğmasına neden olmuştur diyebiliriz.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Enigma_makinesi

1. Dünya savaşında Almanların çözmemesi için bir Amerikan Telefon ve Telgraf şirketinden bir çalışan olan Gilbert Vernam tarafından hazırlanan “bir kerelik bloknot” yöntemi, savaş boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nin mesaj güvenliğini sağlamıştır. Bu sistemde şifrelenecek metin ASCII kodundaki karakterlere dönüştürülür ve bir kez şifreyi çözmede kullanılacak gizli anahtar, mesajı okuyan kişi tarafından imha edilirdi. Böylece tek seferlik mesajlaşmalar güvenli bir iletişimi oluştururdu.

2. Dünya savaşında ise filmlere konu olan Enigma makinesi Almanların en güvendiği şifreleme tekniğiydi, ta ki; Ruslara esir düşen bir Alman savaş gemisinde ele geçirilen Enigma makinesinin İngilizlere şifre kırıcılar tarafından çözülmesi, savaşın kaderini değiştirmiştir. Almanların tüm haberleşmesini dinleyen İngilizler, bu bilgi ile uzun süre Almanların ne yapacaklarını erkenden öğrenip ona göre taktik hazırlama şansına sahip olmuşlardır.

Enigma makinesi temel olarak; klavyesinden girilen karakterlerin makine içerisinde birbiri ile değişik şekillerde algoritma oluşturacak şekillerde yazıları kodlayan üç adet diskten oluşmaktaydı. Enigma’daki diskler Almanlar tarafından önce 5’e ve daha sonra da 8’e çıkarılmıştır. Ancak büün bu tedbirler İngilizlerin ilk bilgisayarların atalarından olan, IBM bilgisayar sistemi ile kodları çözmesini engelleyemedi.

Enigma’nın şifresinin çözülmesi ile bilgisayarları yakınlaştıran bu süreç, sonraki zamanlarda bilgisayarların şifreleme işlemlerinde daha çok kullanılması ve günümüzde de vazgeçilmez bir parçası olma durumunu getirmiştir.

Kaynak Turkıye Bılım Sıtesı

Dun ızledıgım fılm


Film 2000 yapımı yeni sayılmaz . Gerçek bir hikayeye dayalı öyküsü, çekimler ve 10 tane adamla çevrilmiş, hemen hemen sadece iki mekan kullanılmış olmasına rağmen, gerilim ve heyecanın had safhada olduğu ender filmlerden. Mutlaka izleyin. Konusu ile ilgili çok fazla detay vererek hevesinizi kursağınızda bırakmak istemiyorum. Kısaca değinmem gerekirse; II Dunya savası sırasında muttefiklerin, Enigma'yı Almanlardan nasıl ele geçirdiklerini ve savaşın seyrinin nasıl değiştiğinin başlangıç noktalarından birini anlatan son derece sürükleyici bir film. Tarih severlerin çok seveceğini garanti ederim. Aksiyon sevenler ise ekran karşısından ayrılamayacaklar.

Musallat oldugum sayfalar

Internet icat oldugundan beri okumak icin zevkinize gore bir seyler bulmakta kesinlikle zorluk cekmiyoruz. Hele bir de diz ustu bilgisayariniz varsa evin her kosesinde surekli bir seyler okumaniz mumkun. Ben bazen isi daha da ileri goturup diz ustu bilgisayarimi mutfak tezgahinin uzerine koyup; hem yemek yapiyor hem de okumaya devam ediyorum. Bilincli ve iyi okuyucu olmanin altin kuralinin her okuduguna inanma bilincini bir kenara birakmadan tabii. Lafi uzatmadan sizlerle okumaktan zevk aldigim sayfalardan olusan renkli bir yelpazeyi paylasmak istiyorum. Buyrun efendim. Eminim sizin de hosunuza gidecek bir kose bulacaksiniz.

Gezi notlari : Harika bir gezi sayfasi. Blog sahibinin gittigi ulkeler ile ilgili notlar aldigi; tarih, cografya, kultur, gurme .... Yazarin anlatimi harika. Okudukca birakamiyorsunuz. Bu vesile ile kendisini tebrik ediyorum.
Okumak için tıklayın

Elişi - Örgü : Eğer benim gibi acemi iseniz ama inatla örgü örmekten vazgeçmiyorsanız, harika bir site tavsiye edeceğim size. Örgü ustası.....Örgü ile ilgili her şeyi bu sitede bulacağınızı garanti ederim. Blog sahibi Ayşe hanım harika biri. Örgü ile ilgili yapamadığım bir şeyi kendisine email olarak sordum, ertesi gün cevap geldi. Bilginin paylaştıkça değerleneceğinin bilincine varmış bir hanım.
Okumak için

Ben dantelden anlamam ama ilgilenener için bu da tavsiye edebileceğim bir site. Dantelevi
Okumak için tıklayın

Özel günlerde arkadaşlarınıza e-card göndermeyi seviyorsanız bu siteyi mutlaka görmelisiniz. All for love ( Okumak için tıklayın )

Sorabileceğiniz her tülü sorunun cevabını bulabileceğiniz harika bir forum sayfası. Ücretsiz üyelik Kadınlar Kulübü ( Okumak için)

Bu konu ile ilgili yazmaya devam edeceğim

14.1.07

Örgü örerken


Bazen mutlluktan ucacak gıbı oluyorum
Kısa surede ınsan neler yaratıyor
Ben acemı orguculerdenım ama ılerletmeye calısıyorum Bu ornegı ınternette gezerken buldum
Nasıl yapabılecegım ıle ılgılı ıpucu verebılen bırı olursa lutfen bana yazın
Sımdıden tesekkurler

12.1.07

Sokrates kimdir

Bütün insanlık tarihinin en saygın kişilerinden birisi olarak tanınan Sokrates de aslında bir sofistir. Atina'da doğmuş (M.Ö. 470) ve iyi bir eğitim görmüştür. Babası, onu kendi mesleğinde, yani bir heykeltıraş olarak yetiştirmek istediği halde, Sokrates felsefeye ilgi duymuştur. Meydanlarda, tiyatrolarda ve yollarda felsefî tartışmaların yapıldığı bir ortam içinde böyle bir istek gayet doğaldı. Sokrates, aritmetik, geometri, astronomi ve politikaya ilişkin yeterli düzeyde bilgiye sahipti. Çok basit bir yaşam sürmüştü. Her ne kadar görüşlerinin çok etkili olduğu kabul edilmişse de, hiçbir yapıt kaleme almamıştır. Onu iki öğrencisi, Platon ve Ksenofanes'in yazdıklarından tanımaktayız.

Sokrates diğer sofistlerden çok farklıydı. Düzenli bir öğretim yapmıyor ve öğrencilerinden ücret almıyordu. "Kendini bil!" ilkesi doğrultusunda, düşünürlerin bakışlarını evrenden insana çevirmişti. Evreni anlamlandırmadan önce kendimizi anlamlandıralım; "Biz kimiz?" bu sorunun yanıtını verelim diyordu. Bu nedenle, yalnızca bir tarlayı ölçebilecek düzeydeki geometri bilgisini yeterli buluyor, daha zor matematik problemleriyle uğraşmanın yararsız olduğuna işaret ediyordu. Ona göre, insanlara, pratik ahlâk kurallarını öğretmek daha isabetli olacaktı. Böylece Sokrates, kuramsal bilim ve uygulamalı bilim tartışmasını da açmış oluyordu.

Sokrates ilk anlambilimcidir; anlamları belirlenmemiş kavramların ve terimlerin kullanılmasının sakıncalarına temas etmiştir. Her çeşit bilgide, kavramların ve terimlerin açık ve seçik bir biçimde tanımlamalarının yapılması gerektiğini savunmuş olması, dolaylı yoldan da olsa, bilimin ilerlemesine küçümsenemeyecek ölçüde katkıda bulunmuştur.

6.1.07

MEVZU

bir seni yazabilsem,

bir kendimi,

zaten manasız kalırdı kagıtlar

ifadesiz kalırdı haller

ya harfler

bir araya gelip

kelime olmayı beceremezdi

mevzu sen ve ben olunca

Bulend OZOGLU

1.1.07

Ole Espanol

Yeni yil geldi geliyor derken geldi bile. Sevdiklerimizle kucaklastiktan sonra gozum saate takildi. 2007 nin ilk bes dakikasini harcamistik bile. Sinir bozucu idi. Ama artik ah vah cekip kosede oturmaya paydos. Ertelemeler yok.
Yeni yilin birinci gununde Ispanyolca ogrenmeye basladim. Internette bir suru yardimci site var.Kelimelerin telaffuzu bizimkilere cok yakin. Ingilizce de oldugu gibi a harfini e gibi okumak, ya da agzimizi burnumuzu ne sekle sokacagimizi sasirarak, telaffuz savasina girmiyor insan. Ne demisler bir dil bir insan.
Haziran ayinda annemlerin yanina Ibiza ya gidecegiz. Bu gidisimizde artik Ispanyolca konusmak istiyorum. Ingilizce konusmamaya calisacagim. Esim bu yeni merakimi gulumseyerek karsiladi. Kisa sure sonra da destek olmaya basladi. Aksamlari beraber 10-15 dakika kadar kelime bilgisi uzerine calisacagiz.
Bence siz de bu sene yeni bir dil ogrenmeye baslayin. Ne zaman ihtiyac duyacaginiz hic belli olmaz